Whitney Houston’ın sesini ilk nerede duyduğumu hatırlamıyorum.

Şarkının nereden geldiğini hatırlamadığım hâlde, bende bıraktığı yeri biliyorum.

Belki “I Will Always Love You” başladı bir yerde. Belki “I Wanna Dance with Somebody”.
İnsan bâzı sesleri, yıllar sonra bile ilk duyduğu âna götüren görünmez bir kapı gibi taşıyor içinde. Şarkı başladığında seneler geriye çekiliyor. Bir oda beliriyor. Bir yüz. Bir yaz akşamı.

The Bodyguard tam da bu anıların üzerine kuruluyor. Bu yüzden yıllar sonra yeniden karşımıza çıktığında tanıdık geliyor.

Frank Farmer eski bir Gizli Servis ajanı. Rachel Marron ise hayatını, dünyanın gözleri önünde yaşayan bir yıldız. Farmer’ın görevi Rachel’ı saplantılı bir hayranının tehdidinden korumak. İki insanın hayatı bu görevle kesişiyor. Sonrası, görev tanımlarının içine sığamayacak kadar insânî.

Şimdi o hikâye sahnede yeniden nefes alıyor. Ve bu kez hikâyenin en güçlü tarafı ise müzik.

Müzikalin kalbi Whitney Houston’ın şarkılarında atıyor.
Queen of the Night, So Emotional, Run to You, I Have Nothing, I Wanna Dance with Somebody…

Ve ardından I Will Always Love You.

O şarkının ilk birkaç notası bile insanın içinde kocaman bir geçmiş açmaya yetiyor.

Whitney Houston’ın sesinden içimize yerleşen şarkılar, bu kez canlı orkestra, koreografi ve büyük bir sahne prodüksiyonuyla yeniden karşımıza çıkıyor.

The Bodyguardın dünya yolculuğu da azımsanacak gibi değil. 2012’de Londra West End’deki Adelphi Theatre’da başlayan müzikal, uluslararası övgüler ve dört Olivier Ödülü adaylığıyla yoluna devam etti. Bugüne dek 15 ülke ve ABD’de 45 şehirde 3,9 milyondan fazla seyirciyle buluştu.

Şimdi sıra İstanbul’da.

Michael Harrison & David Ian sunumuyla, BKM ve Zorlu PSM iş birliğiyle Türkiye’ye gelen The Bodyguard, 11–20 Eylül tarihleri arasında Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

İngilizce sahnelenecek yapım Türkçe üst yazıyla takip edilebilecek. Güçlü canlı orkestra, uluslararası prodüksiyon, sahne tasarımı ve koreografiler, Whitney Houston’ın şarkılarıyla aynı hikâyede buluşacak.

Karnaval ise bu buluşmanın medya sponsoru.

Karnaval’ın müzikle kurduğu bağ düşünüldüğünde, hikâyenin bu tarafı ayrıca güzel.

Çünkü radyo yıllardır şarkıları hayatın içine bırakıyor.

Bir mutfağa.

Bir arabaya.

The Bodyguard şimdi o şarkıları sahnenin içine taşıyor.

İstanbul’da 11 Eylül’de perde açıldığında, bir kuşağın sevdiği şarkılar canlı orkestrayla yeniden karşımıza çıkacak. Takipte kalıp, biletlerinizi kapın.

11–20 Eylül 2026 | Zorlu PSM Turkcell Sahnesi | The Bodyguard

YAZAR: NURÇİN ENGİN