Suyun Kıyısında: Halil Paşa, Pera Müzesi’nde sergilenmeye başladı.
Halil Paşa’nın resimlerindeki kıyı, ışık, bir ağaç… Hepsi tanıdık, hepsi biraz kişisel.
Bu sahnelerin içinde, Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan bir zaman duruyor; Paris’te geçen yılların ve İstanbul kıyılarının izleri birbirine karışıyor.
Kıyı sahneleri bilhassa bana yakın geliyor. Bir yaz öğleden sonrası, gölge veren ağaçlar, suya değen ışık… Hepsi olabildiğince sâde ve bu yüzden içimde bir şeye dokunuyor. Sergi, büyük cümleler kurmaksızın küçük ânların içini açıyor.
Resimlere yaklaştıkça renklerin birbirine karışma biçimini daha net fark ediyorum. Sınırlar yumuşak geçişlerle birbirine bağlanıyor; gözüm bir yerden diğerine akıyor. Halil Paşa’nın ışıkla ve atmosferle kurduğu ilişkiyi düşündükçe, bunun sadece bir manzara meselesi olmadığını hissediyorum; kendi yaşamının ritmi sızıyor tuvallere. İstanbul’un Boğaz kıyılarından Paris salolarına, Bostancı’nın hafif eğimine kadar uzanan bir hareket var her tablonun içinde.
Kıyı fotoğrafları tanıdık bir eşik benim için. Bir yere âit olma isteğiyle başka bir yere doğru çekilme duygusu aynı ânda içimde yer buluyor. Halil Paşa’nın vizyonuna yaklaşmak isteyen herkes için bu sergi not edilmeli. Sergi, yaz boyunca ziyârete açık.
YAZAR: NURÇİN ENGİN
