Son dönemde Turgut Çeber’in sahibi olduğu Gezgin Dağıtım LCV, Türkiye genelindeki bazı özel etkinliklerde gazetecilerin akreditasyon veya davet listesi gerekçesiyle içeri alınmaması ile tartışmalara yol açtı. Defalarca aynı basın kuruluşlarının kapıdan çevrilmesi, meslek etiği ve şeffaflık açısından soru işaretleri oluşturuyor.
YAPIMCILARI AYRI BASINI AYRI KANDIRIYOR
Turgut Çeber’in yönetimindeki Gezgin Dağıtım LCV, bazı etkinliklerde 81 ilin basınına ulaşılması gerekirken yalnızca seçilmiş medya kuruluşlarını listeye alıyor. Bu uygulama, hem yapımcıların bilgiye tam erişimini engelliyor, hem de etkinliğin şeffaf ve adil yürütüldüğü algısını zedeliyor. Birden fazla yapımcı ve sektör profesyoneli, bu durumu “güvenilirlik problemi” olarak değerlendiriyor.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE HUKUKİ PERSPEKTİF
Turgut Çeber’in yönettiği Gezgin Dağıtım LCV, sektördeki güven ve şeffaflık tartışmalarının odağı hâline geldi. Sektör profesyonelleri ve basın mensupları, tüm medya kuruluşlarının eşit şekilde etkinliklere dahil edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu uygulamalar, yapımcıların, oyuncuların ve medya mensuplarının güvenini sarsıyor ve sektörde ciddi tartışmalara yol açıyor.

Anayasa ve uluslararası sözleşmeler, gazetecilerin bilgi edinme ve haber yapma hakkını güvence altına alıyor. Özel davetli listesiyle düzenlenen etkinliklerde organizatörler katılımcı seçme hakkına sahip olsa da, defalarca basın mensuplarının dışlanması, belli grupların alınması etik açıdan tartışmaya açık.
Özel etkinlikler güvenlik ve davet protokolleri gereği seçim yapabilir.
Ancak ayrımcılık, keyfi uygulama veya yapımcıları yanıltmak, meslek etiği ve sektörel güven açısından ciddi problem yaratıyor. Ortada kamuoyunu ilgilendiren kültür sanat anlamında sanat değeri taşıyan değerler var. O gün alınmayan basına yapımcının, oyuncunun ihtiyacı varken kendi emellerini tüm sektöre alet ediyor.



“SEÇİLMİŞ ULUSAL MEDYA” DOLANDIRICILARINA BASIN MENSUPLARINDAN ORTAK DURUŞ
Biz basın emekçileri ve gazeteciler olarak, her türlü özel etkinlikte şeffaflık, eşitlik ve adil uygulama talep ediyoruz. Gazetecilerin görevini yerine getirmesini engelleyen uygulamalara karşı ortak bir duruş sergiliyor, meslek etiğine ve kamu hakkına sahip çıkıyoruz. Sektördeki tüm yapımcı ve organizasyonların, medyayı seçici değil, eşit şekilde temsil etmesini bekliyoruz. Bu tavır, güçlü bir basın refleksi olarak, hukuki zemine dayalı olmayan bir uyarı niteliğindedir ve gazetecilik görevimizi yerine getirmemizi engelleyemez. Ve bu duruma sebep olan her lobinin karşısındayız ve her platformda dile getireceğiz.
