Haber: Selda Şentürk | SS Medya Haber
Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) dönem başkanlığını 30 Ekim 2026 tarihinde Azerbaycan’dan devraldı. Ankara’da gerçekleştirilen 13. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi, Türk dünyasında siyasi dayanışmanın yanı sıra ekonomik iş birliğinin geleceği açısından da yeni bir dönemin kapısını araladı.
Ancak bu yeni dönemin en önemli sorusu şu: Türkiye, Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini kültürel ve diplomatik dayanışmanın ötesine taşıyarak güçlü bir ekonomik ortaklığa dönüştürebilecek mi?
ÇİN VE RUSYA’NIN EKONOMİK AĞIRLIĞINA ALTERNATİF ARAYIŞI
Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve diğer Orta Asya ülkeleri, coğrafi konumları ve tarihsel ilişkileri nedeniyle Çin ve Rusya ile güçlü ekonomik bağlara sahip. Çin’in altyapı ve ticaret yatırımları, Rusya’nın enerji, ulaşım ve iş gücü alanındaki etkisi bölgenin ekonomik dengelerinde önemli yer tutuyor.
Türkiye’nin önündeki fırsat ise bu ülkeleri mevcut ortaklarından uzaklaştırmak değil; ticaret, sanayi, teknoloji, enerji ve lojistik alanlarında yeni iş birlikleri geliştirerek alternatif ekonomik kanallar oluşturmak.
500 MİLYON DOLARLIK FON, 600 MİLYON DOLARLIK SERMAYE HEDEFİ
Bu hedefin en somut araçlarından biri İstanbul merkezli Türk Yatırım Fonu.
2024 yılında 500 milyon dolar başlangıç sermayesiyle açıklanan fonun yetkili sermayesi daha sonra 600 milyon dolara çıkarıldı. Türkiye’nin kuruluş anlaşması kapsamındaki sermaye katılım taahhüdü ise 100 milyon dolara kadar belirlenmiş durumda.
Fonun öncelikleri arasında KOBİ’lerin desteklenmesi, altyapı yatırımları, ulaştırma, lojistik, tarım, turizm, yenilenebilir enerji ve sanayi projeleri bulunuyor.
Bu yapı, Türk devletlerinin yalnızca siyasi dayanışma içinde kalmayıp ortak finansman ve yatırım mekanizmaları geliştirmesi açısından önem taşıyor.
TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ ASIL SINAV: SÖZÜ YATIRIMA DÖNÜŞTÜRMEK
Türkiye’nin dönem başkanlığı sürecinde üç başlık öne çıkabilir:
- Türk şirketlerinin Orta Asya pazarında daha fazla üretim ve yatırım yapması.
- Çin ve Rusya ile mevcut ekonomik ilişkileri korurken ticaret ortaklıklarının çeşitlendirilmesi.
- Türk Yatırım Fonu aracılığıyla ortak projelerin finansmana erişiminin artırılması.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da dönem başkanlığında yapay zekâ ve dijital kalkınma eylem planının ilerletilmesini, Türk devletleri arasındaki iş birliğinin daha somut sonuçlara dönüştürülmesini hedeflediklerini açıkladı.
TÜRK DÜNYASINDA YENİ BİR EKONOMİK DENGE MÜMKÜN MÜ?
Türkiye’nin dönem başkanlığı, tek başına bölgedeki ekonomik güç dengelerini değiştirmeyecek. Bunun için uzun vadeli finansman, güçlü şirket ortaklıkları, güvenilir ticaret mekanizmaları ve somut yatırımlar gerekiyor.
Asıl mesele, Türk dünyasının sahip olduğu ekonomik potansiyelin ortak bir kalkınma modeline dönüştürülmesi.
Türkiye bu süreçte yalnızca bir siyasi koordinasyon merkezi değil, aynı zamanda yatırım ve ticaret bağlantılarının güçlendiği bir merkez olmayı hedefleyebilir.
Türk dünyasında yeni dönem başladı. Şimdi gözler, Ankara’nın bu siyasi sorumluluğu ekonomik kazanımlara dönüştürüp dönüştüremeyeceğinde.
İMTİYAZ SAHİBİ GENEL YAYIN YÖNETMENİ Selda Şentürk – İSTANBUL
