Sinema ve etkinlik sektöründe yürütülen basın davetleri ve LCV organizasyonları son dönemde medya dünyasında tartışma konusu olmaya devam ediyor. Özellikle film galaları ve basın gösterimleri için yürütülen davet süreçlerinde, basın erişiminin ne kadar kapsayıcı olduğu sorusu sektör içinde sıkça dile getiriliyor. Bu tartışmaların merkezinde iletişim ve organizasyon süreçlerinde aktif rol alan PPR İletişim ile davet ve LCV organizasyonları gerçekleştiren Gezgin LCV Evi de yer alıyor. Semra Semiz ve Turgut Çebu konuda sektörde adlarının yansıması basın özgürlüğü konusunda Cumhurbaşkanlığı iletişim başkanlığı, dezenformasyon kurulu ve kültür sanat bakanlığını da yakından ilgilendiriyor.

Uyusturucu dosyalarında adı geçen fenomenlerin bu davetlere yer alması kamuoyunun ilgilendiği etkinliklerde basın mensuplarının dışarıda kalması da ayrı bir tartışma konusu oluyor. Basın olarak adı geçen listelerde kültür ve sanata yönelik vatana hizmet eden ve haber yapanlar değil olumsuz yönde magazin dedikodusu yapanların davet edilmesi bu şirketlerin taraflı ve sahte haber üretildiği konusunda Ayşe Barış ile örneklendirildiği söyleniyor.

Kültür ve sanat alanında düzenlenen film galaları ve basın gösterimlerinde uygulanan akreditasyon sisteminin bazı organizasyonlarda dar bir medya çevresiyle sınırlandırılması, basın dünyasında ciddi eleştirilere neden oluyor. Özellikle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı sistemine kayıtlı çok sayıda basın kuruluşunun bu tür etkinliklere akreditasyon alamaması, sektör içinde “kültür sanat haberciliğinin daraltıldığı” yönünde değerlendirmelere yol açıyor. Medya temsilcileri, kültür ve sanat projelerinin kamuoyuna sağlıklı şekilde ulaşabilmesi için basının geniş katılımla davet edilmesi gerektiğini vurgularken, iletişim ve davet süreçlerinin daha kapsayıcı ve şeffaf bir anlayışla yürütülmesinin hem sektör hem de kamuoyu açısından büyük önem taşıdığını ifade ediyor.

Sektör temsilcileri, film tanıtımlarında ve basın gösterimlerinde “geniş medya katılımı” hedefinin yalnızca belirli medya gruplarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguluyor. Türkiye genelinde faaliyet gösteren çok sayıda basın kuruluşunun bu tür organizasyonlara erişim sağlayamaması, kültür-sanat haberciliğinin çeşitliliği açısından da soru işaretleri doğurabiliyor. Medya temsilcileri, tanıtım ve davet organizasyonlarında daha kapsayıcı ve şeffaf bir iletişim modelinin hem yapımcılar hem de basın kuruluşları açısından daha sağlıklı bir tanıtım süreci oluşturacağını ifade ediyor. Bazı gazeteci gruplarında ise Poll prodüksiyon’unda içlerinde olduğu söyleniyor.

Kültür sanat tarafsız ve şeffaflık konusunda can çekişiyor.
Sektör kulislerinde dile getirilen değerlendirmelere göre, basın davetleri ve medya erişimi konusunda yürütülen organizasyonların daha açık, ölçülebilir ve kapsayıcı bir sistemle yürütülmesi gerektiği yönünde beklentiler giderek artıyor. Sinema projelerinin kamuoyuna geniş bir perspektifle ulaşabilmesi için medya ile kurulan iletişimin daha dengeli ve erişilebilir bir yapıda olması gerektiği de sıkça vurgulanan başlıklar arasında yer alıyor.

Kaynak: İletişim Başkanlığı’nda kayıtlı, basın kartına sahip ‘Gazeteciler Topluluğu’