AKM’de Henri Matisse’le karşılaşmak, insanın içini rahatlatan bir hâl yaratıyor. Daha ilk adımda renk devreye giriyor; açıklamadan önce hissedilen, tariften önce yerleşen bir şey bu. Sergi, bakışın kendi ritmini bulmasına izin veriyor. Duvarlarda asılı işler, izleyiciyi yönlendirmeye çalışmadan orada duruyor; bakmak için zaman tanıyor.
Matisse, uzun sanat hayatı boyunca resmin yükünü hafifletmeye odaklanmış bir isim. Desen bilgisi güçlü, eli son derece kontrollü. Yıllar geçtikçe çizgi inceliyor, form sadeleşiyor, renk daha cesur bir yerden konuşuyor. Figürler karmaşadan arınmış hâlleriyle beliriyor; resimler ferah, açık ve canlı bir etki bırakıyor.
Matisse’in dünyasında her şey temasla başlıyor. Renk bedene değiyor. Çizgiler yön belirliyor. Figürler ağırlaşmadan var oluyor, sanki orada durmak onlar için zahmetsiz. Uzun bir ömür boyunca süren sadeleşme arayışı, burada çok doğal bir akış gibi hissediliyor. Arıtılmış bir dil bu.
“Şekillerin Basitleştirilmesine Doğru” başlığı tam da bu yüzden yerli yerine oturuyor. Karmaşayı geride bırakma isteği, sergide bir tavır olarak hissediliyor. Resimler izleyiciyle yan yana duruyor. Göz yorulmuyor, zihnin içi açılıyor.
AKM’nin geniş mekânı bu dünyaya iyi eşlik ediyor. Renkler rahatça yayılıyor, boşluklar resmin parçası hâline geliyor. Sergi boyunca Matisse’in resimle kurduğu ilişkinin ne kadar sakin ve kararlı olduğu hissediliyor. Bu sakinlik izleyiciye de bulaşıyor.
Henri Matisse’in renk ve biçimle kurduğu yalın dil, 30 Aralık’a kadar Atatürk Kültür Merkezi’nde görülebilir. Bakmayı sevenler için dingin, açık bir karşılaşma sunuyor.
YAZAR: NURÇİN ENGİN
