Öykü Baloğlu’nun ve ArtıPr iletişim ajansının basına karşı sözleri Afife Jale ödülleri konusunda hem basına hem de tiyatro oyuncularına taraflı olunduğuna dairdi. Haldun Dormen ‘in daha evvel röportaj verdiği basın grubuna dahi üstadın gelmeyeceğini söyleyerek aslında telefon iletişiminde de yalan da söylendiği söyleniyor çünkü Haldun Dormen gibi bir üstad tabiki orada olacaktı. Birçok tiyatrocu ve basın mensubu Öykü Baloğlu’nun 1.sınıf ve 3. sınıf seçimli, taraflı basın ayrımı yaptığını belirtti. Yani bu sene de alkol ortamında sadece sarhoş oldular ancak kamuoyuna çok büyük sanat yaptıklarını ifade ederek töreni taraflı lanse ettiler. (Gözlemler ve kaynaklar bu yönde)

Yapı Kredi Afife Jale Tiyatro Ödülleri gecesi, bu yıl tiyatro dünyasının değil, basın dünyasının da tepkisini çekti.
Basın mensuplarının bir kısmı, “akreditasyon yok” gerekçesiyle etkinliğe alınmazken, bazı medya gruplarına özel geçişler tanındı. Bu ayrımcılık, özellikle Öykü Baloğlu’nun “Afife Jale ödüllerine Haldun Dormen’i de yasakladık” açıklaması ile gündeme taşındı.

Editörler ve meslektaşların günlerce süren akreditasyon sorunu körler sağırlar birbirini ağırlar etkinliği anlamını taşıyor. Bu tablo sadece basına yapılan haksızlık değil; aynı zamanda sanatın fon olarak kullanılıp kullanılmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

🎙️ “Sanat, özgürlüğün ve eşitliğin simgesidir. Eğer bir ödül gecesi sadece seçilmiş basın gruplarına hizmet ediyorsa, Yapı Kredi’nin sanata verdiği destek gerçekten sanatsal mı, yoksa PR ve fon yaratma aracı mı?”

Kulislerden gelen bilgiler, bazı bağımsız medya temsilcilerinin davetli olmasına rağmen, akreditasyon talep etmelerine rağmen kapıdan çevrildiğini gösteriyor. Oysa organizasyonun kendi seçilmiş medya çevreleri VIP erişimlerle içeri alındı.

Bu durum, basın özgürlüğüne değil, sanatın tarafsız ve eşitlikçi ruhuna da gölge düşürüyor. Yapı Kredi’nin bu gecedeki tutumu, “sanata destek” iddiasının arka planındaki niyetleri sorgulatıyor.

2025 serisinde iletişim ajansı ile iletişim sorunu yaşanıyor.

📢 Kamuoyu soruyor:

Afife Jale Ödülleri gerçekten tiyatroya ve sanatçıya mı hizmet ediyor, yoksa sadece finansal ve PR çıkarları için mi bir araç?

Basın dışlanırken ödül gecesinin demokratik ve şeffaf olması mümkün mü?

Sanat, fon değil, özgürlük ve ifade alanıdır. Ve bu gece, sanatın adına gölge düşüren bir mesaj veriyor:
Basın susturulamaz, kamu vicdanı kandırılamaz.

Editör yorumu:

Günlerce iletişim kurulmasına rağmen, farklı mecralardan aranılmasına mailler atılmasına rağmen basının en önemli haberlerini aktaran gazeteciler bu törenden men edildi. Bu reddedişin ana sebebi, kişisel ya da dijital dünyadaki Instagram hesapları ile ölçüldü. Birkaç gazetecinin meyve suyu aldığına dair komik ve ucuz bahaneler üretildi. Bu olmuş olsa dahi koskoca markaların ve koskoca iletişimcilerin böyle şeyleri konuşup dillendirmesi bile tuhaftı. Kişisel yaşam ile iş hayatının farkında olmayan bir yönetici Afife Jale tiyatro ödüllerine belki geçmişte çok katkıda bulunmuş olabilir ancak bu dönemde gölge düşürdü. Basın emekçileri gündem bu kadar yoğunken var olmak istedikleri bir etkinlikten uzak bırakıldı. Bu da Yapı Kredi’nin ve Afife Jale tiyatro ödüllerinin sektördeki güvenini sarsıyor. Kamuoyuna doğru bilgileri ve atmosferini soluduğumuz tüm etkinlikleri aktarmaya devam edeceğiz ancak basına ve kamuoyuna 3. sınıf muamele yapan her türlü yöneticinin karşısında olacağız. Otoriteyi ve koltuğu yanlış kullananların, halkı ve kamuoyunu itip basın emekçilerini zor durumda bırakanların etkinlik sonrasındaki mutlu ve yalan haberlerini paylaşmayacağız ve bu şekilde gerçekleri aktarmaya devam edeceğiz.