
Bugün sayfalarımızda, iş dünyasının küresel disiplinini vatan sevdasıyla buluşturan Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Cengiz Türk’e yer veriyoruz. Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Türk, uluslararası bir firmadaki üst düzey yöneticilik kariyeriyle öne çıkan bir isim. Fakat onun hikâyesi, ekonomik gelişmeleri yalnızca fabrika sahalarından takip etmekle yetinmeyen, ülkesinin geleceği için inisiyatif alarak elini taşın altına koyan güçlü bir siyasi duruşu da ifade ediyor.
Profesyonel iş hayatında başarılı bir kariyere sahipken onu aktif siyasete çeken en büyük motivasyon, taşıdığı Türk milliyetçiliği şuuru olmuş. Küresel dinamikleri okuma becerisini Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı demografik ve ekonomik sorunlara karşı kullanmaya karar veren Türk için asıl dönüm noktası, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın ortaya koyduğu vizyondur.
Sayın Özdağ’ın yayınlarını, eserlerini ve Atatürk çizgisindeki “Bilimsel Türk Milliyetçiliği” doktrinini yakından inceleyen Cengiz Bey, bu fikrin temellerini kendi siyasi pusulası olarak benimsemiş. Kurucu liderinin stratejik aklını ve devletçi duruşunu rehber edinen Türk’ün Zafer Partisi kurulurken Kurucular Kurulu’nda yer alması ve partinin inşasına omuz vermesi de bu ilkeleri hayata geçirme hedefinin bir sonucu. O, siyasi kimliğini hamasetten uzak, akla, bilime, liyakate ve tam bağımsız ekonomi politikalarına dayanan bir milliyetçilik olarak tanımlıyor. Uluslararası şirket yöneticiliğinin getirdiği kriz yönetimi, disiplin ve uzun vadeli planlama yeteneği bugün sahada milli bir siyaset pratiğine dönüştürülüyor. Bu pratiğin en somut yansımalarından biri de 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nde yaşandı. Zafer Partisi Erzincan 1. sıra milletvekili adayı olarak memleketinde sorumluluk üstlenen Türk, seçim sürecinde yürüttüğü dinamik ve başarılı saha çalışmalarıyla partisinin vizyonunu geniş kitlelere ulaştırmıştır. Kurumsal tecrübesini meydanlara taşıyarak bölge halkıyla güçlü bir bağ kuran Türk, siyasetteki yetkinliğini sahada da kanıtlamıştır.
Siyasetin ve iş dünyasının o sert ve yoğun atmosferinde, Cengiz Türk’ün ruhunu besleyen ve onu kitlelerle çok daha samimi bir zeminde buluşturan bir de sanatçı kimliği bulunuyor. Hobi olarak ürettiği besteleri dostlarıyla paylaşan Türk, sanatın ve siyasetin ortak paydasını “insana ve topluma dokunmak” olarak tanımlıyor. O, kurumsal vizyonu, millî duruşu ve sanata duyduğu tutkuyla Türkiye’nin aydınlık yarınları için çalışmaya devam ediyor.
