Şehrin Ritmi Sanatla Atıyor

İstanbul’un ritmi yalnızca sokaklarda, kalabalık meydanlarda ya da Boğaz’ın akışında değil; aynı zamanda sanatla attığında hissedilir. İşte bu yüzden Artweeks İstanbul, kente her yıl bambaşka bir soluk getiriyor. On ikinci edisyonuyla 15–26 Ekim 2025 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor, hem geçmişin izlerini taşıyan Akaretler Sıraevler’de hem de çağdaş bir yaşam alanı olan The Ritz-Carlton Residences İstanbul B Blok’ta gerçekleşiyor.

Bir Ortaklıkla Doğan Platform

2018’de hayata geçen Artweeks, Bilgili Holding ve sanat danışmanı Sabiha Kurtulmuş’un ortak girişimi olarak başladı. İlk günden bu yana kâr amacı gütmeyen bir platform olarak konumlandı. Amaç, sanatı yalnızca koleksiyonerlerin ya da galerilerin sınırları içinde değil, herkesin gündelik yaşamında var eden bir buluşma noktası yaratmaktı.

Sergilerin Ötesinde Bir Deneyim

Artweeks’in programı yalnızca sergilerle sınırlı değil. Sanatçıların yaratım süreçlerini izleyiciyle buluşturan ArtTalks panelleri, genç sanatçıların öne çıkan üretimleri ve disiplinlerarası projeler, bu yılın öne çıkan başlıkları arasında. Etkinlik, izleyiciyi yalnızca “seyirci” olmaktan çıkarıp sanatın düşünsel ve duygusal katmanlarına davet ediyor.

Tarih ve Modernliğin Diyaloğu

Bir yanda tarih kokan taş binalar, diğer yanda modern bir yaşamın çizgileri… Bu iki mekân arasında gezinen ziyaretçi, aslında İstanbul’un çok yönlü ruhuna da tanıklık etmiş oluyor. Artweeks, şehrin katmanlı hafızasını bugünün sanat üretimleriyle yan yana getirerek farklı bir deneyim sunuyor.

Kolektif Bir Soluk

Sanatla kurulan ilişkiyi elit bir ayrıcalık olmaktan çıkaran Artweeks, kolektif bir deneyim öneriyor. İstanbul’un gündelik karmaşası içinde durup yeniden bakmayı, sanatın diliyle soluklanmayı mümkün kılıyor. Şehrin kalbi bu kez sanatla atıyor.

Bu yıl da yalnızca sergilerle değil, sanatçıların yaratım süreçlerine ışık tutan ArtTalks panelleri, genç sanatçıların öne çıkan işlerinin sergileneceği projeler ve disiplinlerarası etkinliklerle şehri yeniden düşünmeye davet ediyor.
Sanatı izlemekten çok, onunla birlikte nefes almayı mümkün kılan bu buluşma; şehrin katmanlı hafızasını günümüzün üretimleriyle yan yana getiriyor. Bir yanda tarih kokan taş binalar, diğer yanda modern bir yaşamın çizgileri… Bu iki mekân arasında gezinen ziyaretçi, aslında İstanbul’un çok yönlü ruhuna da tanıklık etmiş oluyor.

YAZAR&HABER NURÇİN ENGİN