İstanbul’un ritmiyle savaşa tutuşmadan, bir ânda şehirden koptuğumu, kendi küçük hârikalar diyarıma düştüğümü hissettiğim bir yer var: Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi.

Bu kütüphane, moda, mîmarlık, fotoğraf, sanat ve tasarımın kesişiminde kendine özgü bir zemin kuruyor. Şehri arkamda bırakmamı talep etmiyor; onu başka bir ölçekte yeniden okumama alan açıyor. Trafik, ses, telaş küçülüyor. Kitaplar büyüyor.

Burada kaybolmak bir şaşkınlık hâli yaratmıyor; yönümü kitabın ritmi belirliyor. Gözüm bir görsel monografide takılı kalırken, parmaklarım eski bir çizim defterine sürtünüyor. Her temas, bir fikri, bir bakışı, bir tahayyülü yeniden yoklama imkânı sunuyor. Sayfalar arasında ilerledikçe okuyan biri olmaktan uzaklaşıp düşünen bir bedene dönüşüyorum.

Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi, Salı–Pazar günleri 10.00–17.00 saatleri arasında ziyâret edilebiliyor. Pazartesi günleri kapalı olan kütüphane, AKM’nin kültür-sanat programıyla eş zamanlı olarak, araştırma ve okuma odaklı bir durak sunuyor. Şehrin merkezinde, günün akışıyla paralel ilerleyen bu alan, kültürel üretimi takip etmek isteyenler için erişilebilir müthiş bir alan.

YAZAR: NURÇİN ENGİN